reklam
01-01-1970 SAMET POLAT

Yetişmeli…

                Herkese merhabalar, öncelikle herkesin Ramazan bayramını en içten dileklerimle kutluyorum, güzelliklerle dolu bir gelecek diliyorum.

                Sitemizdeki 12. yazımda uzun yıllardır birçok kişinin dikkatini çeken, ancak hemen hemen hiçbir değişimin de gözlenmediği bir konuya değinmek, sizlerden de yorumlar görmek istiyorum.

                Bir çoğumuzun bildiği gibi masa tenisinde iki oyun tarzı ağır basmakta, atak ve defans. Bu oyun tarzı, sporcuya dair spordaki kimliğini oluşturuyor, spora bir çeşitlilik katıyor diyebiliriz. Ancak ülkemizde bu çeşitliliğin fazla olduğunu düşünmemekteyim.

                Dünya masa tenisine baktığımızda özellikle bayanlarda birçok masa tenisçi, defans oyunu benimsemekte, bu oyun tarzında oynamaktalar. Dünyada üst seviyede hemen hemen her takımda, her yaş grubunda mutlaka bir defans sporcu yer almakta. 2018 Dünya Masa Tenisi Şampiyonası’ndan şu örnekleri gösterebiliriz; Güney Kore – Seo Hyowon, Belarus - Viktoria Pavlovich, Ukrayna – Tetyana Bilenko & Ganna Gaponova, Rusya – Polina Mikhailova, Polonya – Li Qian, Hollanda – Li Jie (bu listede Almanya’dan Han Ying, Dünya Şampiyonaları’na katılamadığı için yer almıyor.) Erkeklerde de defans sporcular olsa da özellikle bayan sporcularda defans sporcu ağırlığının hiç te hafife alınmayacak kadar olduğunu görebiliriz. 

                Ancak, ülkemizde önceki yıllarda, özellikle bayanlarda bir çok üst düzey defans sporcumuz olsa da, bu durumun şu anda pek geçerli olmadığını biliyoruz. Altyapı ekiplerimiz, Süper Lig takımlarımız ve özellikle milli takımlarımız göz önüne getirildiğinde, çok ciddi bir eksiklik göze çarpıyor. Farklı oyuncu tarzlarının, tüm sporcuların gelişimindeki katkısına önemi herkesin bildiği bir durum, ama sporcuları gözlemlediğimizde ciddi bir eksikliğimiz var. Yanlışım veya eksik bilgim varsa lütfen yorumlarda belirtmenizi rica ediyorum, üst düzey oyuncuları düşündüğümüzde, erkeklerde Deniz Ertuna’dan bu yana aklıma gelen sadece Sadettin Gencer ve Mücahit Koyuncu var, bayanlarda ise defans sporcu olarak son yıllarda aklıma gelen bir sporcu maalesef yok, belki bir dönem milli takımımızda yer alan Ildız Meral Ali’yi belirtebilirim. Bu da Avrupa ve Dünya çapında daha iyi noktalara ulaşamamamızın önemli sebeplerinden biri diye düşünüyorum, sporcularımız defans sporcularla karşılaştıklarında ciddi anlamda bocalayabiliyorlar.

                 Sporcu yetiştirmede, sporcunun oyun tarzını belirlemek antrenörlerimizin elinde olan bir durum, ancak defans oyuncu eksikliği özellikle milli maçlarda ve Süper Lig’de forma giyen yabancı sporculara karşı kendini hissettiriyor diye düşünüyorum. Peki, defans sporcu yetiştirmememizin sebebi neler olabilir? Bu konuda, şu ana kadar yazdığım köşe yazılarından farklı olarak, sizlerden görüş almak istiyorum. Benim aklıma gelen, cevabını tam bilmediğim ama belki de bu sorunun cevabı olabilecek birkaç maddeyi listeliyorum;

                1. Antrenörlerimiz, atak sporcuların daha başarılı olduğunu düşünüp bu yönde mi sporcu yetiştiriyor?

                2. Antrenörlerimiz, atak sporcu yetiştirme noktasında daha donanımlı olduklarını mı düşünüyorlar?

                3. Ya da, defans sporcu yetiştirme noktasında antrenörlerimizin eksiklikleri mi var? Defans sporcu yetiştirme konusunda böyle bir durum varsa, bu tarz oyuncular yetiştirme amacıyla, antrenörlerimizin teknik veya taktik gelişimini sağlamak için bazı seminerler yapılmasının faydalı olacağına inanıyor muyuz?

                4. Sporcularımızın defans oyuna olumsuz bir bakış açısı mı var, bu tarz bir oyunu benimsemiyorlar mı? Veya antrenörlerimizin öğrencilerinin fiziksel yapısı, defans oyuna uygun değil mi (ki 81 ilde de aynı durumun olacağını sanmıyorum) ? Ya da defans oyun ve sporcular önemsenmiyor, umursanmıyor mu?

                5. Defans sporcuların gelişimini bir noktadan sonra sağlamakta sorun mu yaşıyoruz? Bu sorunlar teknik & taktik çalışma yönünden mi, yoksa antrenman partneri eksikliği yönünden mi, ya da başka bir sebepten mi?

                Sizin de, ciddi anlamda dikkat edilmesi gerektiğine inandığım bu konuda, yorumlarınızı merakla beklemekteyim.

                Sevgi ve saygılarımla,
                Samet


Bu yazı 869 defa okunmuştur.



SAMET POLAT Diğer Yazıları
reklam
reklam
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
reklam
Anketimize Katılın
Henüz anket oluşturulmamış.
reklam