reklam
28-11-2017 SAMET POLAT

Herkese uzun bir aradan sonra tekrar selamlar. Yeni yazımla karşınızdayım.

                Öncelikle Bedensel Engelli Masa Tenisi’ndeMilli gururumuz, Olimpiyat madalyası sahibi yıldız sporcumuz Neslihan Kavas’ı, ITTF tarafından 2017 yılın Bayan Paralimpik Sporcusu ödülüne aday gösterilmesinden dolayı tebrik ediyorum. Önemli bir başarı, inşallah bu başarıyı bir ödül ile taçlandırır.

                Bildiğiniz üzere yeni bir yıla girmek üzereyiz, 2020 Olimpiyatları’na gün be gün daha yaklaşırken, bir yandan da sporumuzdaki değişikliklerin hızını yakalamaya çalışmaktayız.

                ITTF’nin son yıllarda yaptığı en büyük değişikliklerden birine 2018 yılı itibariyle şahit olacağımızı ve bunun sonuçlarının sporumuza ciddi etkileri olacağını düşünüyorum. 2017 Ocak ayından beri test edilen ve 2018 yılında tamamen geçiş yapılacak olan yeni Dünya Sıralaması sistemi, sporumuza çok farklı bir yön verecektir.     

                Açıkçası bu sistemin olumlu etkilerinin daha çok olduğunu düşünen, bu yöntemi destekleyen biriyim. Peki, bu sıralama sistemi neler getiriyor, neler götürüyor?

                Yeni sıralama sisteminin en önemli maddelerinden birkaçını sizlere ifade etmek istiyorum. Benim en dikkatimi çeken madde, sporcunun 12 aylık süreçte aldığı en iyi 8 dereceyi baz alarak, buna göre puanlama yapması. Ayrıca, her turnuvada belirli derecenin, belirli bir puanı var, bu puanlar turnuva katsayısıyla çarpılıyor. Örneğin Premium Açık turnuvalarla, Challenge kategorisindeki açık turnuvalar arasında neredeyse iki katı bir puan farkı var Bunun dışında, bir sporcu maç kaybettiğinde, puan kaybetmiyor, ancak kasti olarak maça çıkmazsa, hesaplanan en iyi 8 dereceden biri 0 puan olarak hesaplanıyor.  Ayrıca Olimpiyat müsabakalarından alınan puanlar 4 yıl boyunca geçerliliğini, söz konusu puan her geçen yıl %25 düşecek şekilde, Dünya Şampiyonasında alınan puanın da 2 yıl boyunca geçerliliğini, söz konusu puan her geçen yıl %50 düşecek şekilde, koruyacak.

                Bu maddeler sonucunda, açık turnuvalara katılımın çok olacağını ve sporcuların formlarını en üst düzeyde tutmak için sürekli çabalayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Sporcuların her zaman üst düzey bir forma sahip olmasının, her müsabakada kaliteyi yüksek tutmak adına önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Bu da sporumuzun seyir zevkini arttırarak, kitlelerin ilgisini çekme yolunda önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu durumun ülkemiz için neler getireceğini zamanın göstereceğini düşünmekle beraber, özellikle Melek ve Ahmet’in durumlarını merak ediyorum. Şu anki test sistemine göre, Türkiye sıralamasında çok önemli bir değişiklik yaşanacak, İbrahim Gündüz bu sıralama sisteminde hem ilk 200’e girecek, hem de Ahmet Li’ yi geride bırakacak.

                Bu tarz birçok ciddi sıralama değişikliklerinin gerçekleşeceği sistem bakalım neler gösterecek. Ancak gitgide profesyonel bir yapıya bürünen, CEO ile çalışan ve profesyonel kadrolarındaki nitelikli çalışan sayısını arttırmaya çalışan ITTF, bir yandan da bu hamlesiyle, Çin’in egemenliğini mümkün mertebe azaltmaya çalışmakta. Ayrıca, sene içerisinde inanılmaz bir müsabaka yoğunluğu olduğu aşikâr. Bunun sporcu sağlığını zedeleyebileceğini, sporcuların antrenman programlamasını ve hedefe yönelik çalışmalarda istenildiği kadar antrenman yapılamamasını ve sporcunun bu yoğun tempo nedeniyle sür antrene olma ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Almanya, Fransa gibi sporumuzun önemli ülkeleri, yeni ulusal müsabakalara, mevcut turnuva programının yoğunluğu nedeniyle sıcak bakmıyor, dolayısıyla bazı ülkelerin bu sistemden memnun olmadıklarını düşünüyorum.

                Bu sisteme şahsi olarak getireceğim eleştiri ise, ITTF’nin prosedürler üzerinden gitmek yerine, Çinli sporcularla, diğer sporcular arasındaki kalite farkını azaltacak çalışmalara yoğunlaşmaları gerektiğidir. ITTF, sporun ve spora değer katan sporcuların niteliğini desteklemelidir. Uluslararası bir federasyon olarak, sporu ve sporun niteliğini daha değerli, daha üst noktalara getirmesi gereken ITTF, uluslararası kamp vb. projelerin dışında yeni bir fikir bulmalı veya mevcut uygulamaların kalitesini arttırarak Çinlilerle aradaki farkın kapatılmasına yardımcı olmalıdır.

                2020 Tokyo Olimpiyatları’na adım adım yaklaşırken, Milli sporcularımız, ülkemiz ve spor camiamız için bu yeni sistemin hayırlı olmasını diliyor, sporcularımıza Tokyo yolunda içtenlikle başarılar diliyorum.

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       Samet Polat


Bu yazı 1594 defa okunmuştur.



SAMET POLAT Diğer Yazıları
reklam
reklam
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
reklam
Anketimize Katılın
Henüz anket oluşturulmamış.
reklam