reklam
23-10-2017 DEFANSİF OYUNCU

Masa Tenisi'ne gönül veren herkesi selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.
Ben Masa Tenisi'ne 9 yaşımda, İzmir’in o dönem en büyük ancak şimdilerde yok olmuş kulüplerinden birinde,çok severek ve isteyerek başladım.Yıllarca hafta içi tek ve hafta sonu da çift idman yaparak antrenörümün de başarısıyla  önemli seviyelere yükseldim.Kısacası kendi kendime değil temelden,bu işin mutfağından çıktım.Küçük yaşta başladığım masa tenisini zaman zaman bırakmak zorunda kalsam da o benim peşimi hiç bırakmadı. Kısaca kendimden bahsettiğime göre yazımın asıl amacına geçebiliriz.

Öncelikle amatör sporcu ve profesyonel sporcunun anlamlarına bakalım. Amatör sporcu,bu işi para kazanmak için değil yalnız zevki için hevesli ve meraklı kişiye deniyor. (TDK).
​Profesyonel sporcu da tam tersi bu işi kazanç sağlamak için yapıyor.Türkiye şartlarında profesyonelliğin gerçek anlamındaki  seviyeye ulaşmak çok kolay değildir.Örnekleri de var mutlaka ancak genel itibari ile hayatımızı idame ettirecek paralar dönmüyor. Bu sebeple genelde herkesin farklı meslekleri vardır.Buna ek olarak spor kulüpleri de etkinliklerde bulunmak devlet kurumuna kayıt ve tescilini yaptırmış olmalıdır.Bu şekilde profesyonel ve resmi bir adım atmış olmaktadırlar.Kulüpleri ve sporcuları aynı çatı altında birleştiren liglerde en önemli ortak özellik ise spor aşkıdır.

Benim rahatsızlık duyduğum ve bu yazının asıl amacı olan sporcudan beklenen bu işi profesyonel anlayışla amatörce yapılmaya çalışılmasıdır.Profesyonellikten uzaklaşma sebebimiz ise masa tenisinin hak ettiği değeri görmemesi,bu sebeple doğan maddi kısıtlamalardır.

Sporcunun da en büyük gailesi,ister kadın olsun ister erkek, çalışmak,para kazanıp aile geçindirme telaşında olmasıdır.Bu bağlamda da önceliklerimiz,zevklerimiz ve isteklerimizin önüne geçmektedir.Ben şanslıyım işimi zevkimle birleştirerek masa tenisi antrenörlüğü yapıyorum.Şimdi gelelim Türkiye’deki liglerdeki profesyonelliğe.Hem benim hemde birçok dostumun sorunu haline gelen kulüplerin sporcuyu ücretsiz oynatmak, tabiri caizse oyuncuyu bedavaya getirme çabasıdır.

Masa tenisi hepimizin bildiği gibi çok sık antrenman gerektiren yüksek performanslı bir spordur.Çok çalışan yada çalışmayanın performansı oyununa direkt yansımaktadır.Burada dikkatinizi verilen emeğe,zamana ve ardından gelecek başarıya çekmek isterim.Yaşam mücadelesi içindebaşka işlerde çalışıp,evde ailemize zaman ayırıp,sosyal hayatı bir tarafa bırakarak antrenmandan antrenmana koşmanın kolay olmadığını görüyoruz ve yaşıyoruz.Yorgunluğu eklemiyorum bile çünkü seven bilir tatlı bir yorgunluktur antrenmanlar.

Kulüplerin bazılarında(bizzat şahit oldum) oyuncu kadrosu içinde ayrım yapılmaktadır. Tabii ki çalışan ve çalışmayan ayrılmalıdır ancak bunu yaparken bir sporcu ücret alıp diğerlerine sadece malzeme desteği yapılacağının söylenmesi sporcuyu rencide etmektedir. Kaldı ki ne kadar iyi oyuncu olursa olsun her maçı alma garantisi yoktur.Takımda yapılan bu ayrım neticesinde isteksiz ve motive olamamış sporcular haline gelinmektedir. Masa tenisine emek ve gönül vermiş sporculara karşı yapılan bu saygısızcatavır AMATÖRLÜKTEN başka bir şey değildir.

Sporcu kolay yetişmiyor.Bunu hem sporcu hemde antrenör olarak söylüyorum.Profesyonel olduğunu söyleyen bu gibi kulüplerin tutumları birer birer camiamıza oyuncu kaybettirmektedir.Herşey para demek değildir ancak kendini yetersiz,gereksiz ve hatta önemsiz hissettirilmesi can sıkıcıdır.

Federasyonumuzun son zamanlardaki gelişmelerini yakından takip ve taktir ediyorum.Yeni sporcular yetiştirmek elbette çok önemlidir.Bunu yaparken eski sporcuları da elde tutmak ve bu değerleri kaybetmemek de boynumuzun borcudur. Gelişen ve değişen federasyonumuzun bu konuda da çalışma yapıp minimum düzeyde de olsa kulüplerin sporculara ödeme yapması için girişimde bulunmasını masa tenisi emektarı olarak şahsım adına rica ediyorum.

Bazı kulüplerin verilen vaadleri yerine getirmemesi de ayrıca yakından takip edilmelidir.Sporcu hakları da korunmalıdır.Eşitsizlik,adaletsizlik ve haksızlığa bir son verilmelidir.Gerçek anlamda profesyonel olarak hareket eden tüm kulüplerimizi bu yazının dışında tutarak daha büyük başarılara imza atmalarını temenni ederim.

Karakterim gereği haksızlığa tahammül edemeyen,yalan dolana karşı duran biri olarak bu konuda elim kolum bağlı durmak istemedim ve bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

ZAMAN AYIRIP DÜŞÜNCELERİMİ OKUMA NEZAKETİNDE BULUNAN HERKESE TEK TEK TEŞEKKÜR EDERİM. SAYGILARIMLA…


Bu yazı 2088 defa okunmuştur.



DEFANSİF OYUNCU Diğer Yazıları
reklam
reklam
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
reklam
Anketimize Katılın
Henüz anket oluşturulmamış.
reklam